DSCI2241.JPG

DSCI2241.JPG

Herşey incelikten kırılır,insan kabalıktan...

Öfkenin acı zehrini atmak için abdest suyu olmasaydı ne yapardıkki..Ergenlik döneminde,hemde doruk noktasında olan çocuklarınız varsa,cümleten Allah yardımcımız olsun.Hiç kolay değil,hemde hiç..!.Birilerininde hemde çoook zor dediğini duyar gibi oldum..Efendim bu bu muhallebiyi minicikken çocuklarıma yapardım çokta severlerdi,şimdi kocaman adam ve genç kız oldular muhallebiyle bir sorunumuz yok elbette yine seviyorlar.Fakat bazen öyle bir an geliyorki; hep küçük kalsalardı diyorum. Büyüdükçe kararları,zevkleri,yaşantıları herşeyleri değişiyor.Bense onları incitmek kaba olmak istemiyorum hiç...

Benim şikayetlerim:Okuduğunu anlamıyor gibi. Durgunlaştı,dalgınlaştı. Çabuk karamsarlığa düşüyor. Ara sıra hiç yoktan huysuzlaşıyor. Sert karşılıklar veriyor.Hiç sorun çıkartmayan bir çocuktu iki kez okula gitmemiş arkadaşlarıyla gezmiş. Sorunca yalan söyledi. Bu davranışı bizi çok şaşırttı.

Çocukların şikayetleri:Büyüklerin anlayışsızlığı ve baskısı,boş zamanlarımı etkin bir biçimde değerlendireceğim biryer yok.Ben zaten kendimi eleştiriyorum içimden,birde siz eleştirmeyin...Anlayış bekliyorum çokmu? gibi...

Uzmanlara göre gayet tabi böyle şeyler..Sabırlı,anlayışlı bu dönemi atlatmak gerekiyor.

Bir anne olarak bu durumun uzun sürmeyeceğini biliyorum elbet,anlayışsız,kaba ve sabırsız olduğumuzda başımıza gelecekleri az çok tahmin edebiliyorum..Masum arkadaşlar bulmaktansa serseri bir arkadaş çevresine yönlendirmiş olacağımıda...

Sadece istediğim tek şey anlayışlı ve sabırlı olmak ve etraftan söylenilen eleştrilere çokta takılmamak.Şöyle yap,biz böyle yaptık. Yada, hiç şuna benzemedi.Ohooo siz böyle yaparsanız büyüdüklerinde başınıza gelecekleri tahmin edemiyorum gibi...Peki pek sayın muhterem eş dost, siz çocuklarımı bizden daha çokmu düşünüyordunuz da bizim hiç haberimiz olmadı? diye sormazlarmı adama...! Bu tarz söylemleri duymak bizi sadece öfkelendirir... Bakın Neslihan hanım öfkeyi nasıl anlatmış:Ne olduğunu iyi bilirim. Özde biriktiği an, yüze yansır. İnsanın bakışını, duruşunu değiştirir. Sesi gürleştirir, göz bebeklerini önce kısar, sonra genleştirir. Öfkeli adamın hâli de kâli de bir başka olur. O, öyle kuvvetli esen bir duygudur ki, kasırga gibidir. Bazen kısacık sürer, bazen bir ömür…Evet, öfkeyi bilirim. Biri engellediği, incittiği ya da korkuttuğu dem kınından çıkan, keskin bir kılıç gibidir. İnsan öfkelenince, kırıp dökmek, yırtıp parçalamak, acıtmak ister. Hatta bir anlık acıtma kesmez de, muhatabının canı hep yansın; burada yanmakla kalmasın, cehenneme girsin ister!

O yüzden bir abdest serinliğinde,ve kırmadan anlayışla köstek değil,açık yüreklilik ve samimiyetle destek olmak isteyene gönlümüz açık efendim..

Muhallebi tadında yumuşacık bir hayat dilerim herkese...Buyrun tarifi: