rsz_1dsci1592.jpg

rsz_1dsci1592.jpg

Kurabiye yapmanın kendine has bir zevki eğlencesi vardır.Çocuk misafirlerede, büyük misafirlerede hitap ediyor.Kahve yanına yakışanından tutunda çayla sütle yenen birsürü güzel tarif var.Bana göre,atıştırmalık iyi fikirler arasında yer alıyor.

Küçükken en çok kurabiye pişirmeyi severdim.Çokta güzel olurdu. Tabi sonradan anladımki Annemin mis gibi tereyağları ile yapılan kurabiyeler nasıl olurda kötü olabilirdiki.Bizim zamanımızda Susam sokağı adlı bir program vardı.Orda en çok sevdiğim Edi-Büdü ikilisi ve kurabiye canavarıydı:) Edi benim sevimli kahramanımdı.Kurabiye canavarı ise mavi tüylü canavarlığını sadece masum kurabiyeler üzerinde denyen pörtlek gözlü bir kukla.Laf aramızda,onun taklidini yapmaktan çok hoşlanırdım:)) Amcamın eşi yengem öyle çocuk ruhlu bir kadındırki, akşama kadar bana taklit yaptırır benle beraber gülerdi.Yine yengemin bizde olduğu bir gün.Annem mis gibi bir Anne kurabiyesi pişirmiş ve sofra örtüsü serdiği yerde yememizi tembih etmişti.Yengemin kurabiye canavarı nasıl konuşuyordu demesiyle kardeşlerimide ayartıp sofra örtünü başımızın üzerine koyup tüm kurabiyeleri en vahşi şekilde yemiştik.Tabi yengemde bizde çok eğlendik eğlenmesinede.....Annemin odaya girmesiyle beraber son gülen iyi güler sözünü bizzat yaşamıştık:)) Gün geldi devran döndü Anneme hak verdim tabi:)Hala hatırlar ve güzleriz.O yüzden kurabiye yapmak basit birşey olmamalı KURABİYE PİŞİRMEK BİR SANATTIR AYNI ZAMANDA:)) Tamam tamam abartmıyorum Tarifi şöyle: