Bu ülkede artık tarafların nihai tavrı, birbirini test eden ve artık test etmenin de ötesinde “Bir şey dese de saldırsam” dır. Aklıselim maalasef yorgun ve bizardır.

Gündemine hakimiyetini kaybetmiş “Aydın”ların, tamamen siyaset kurumunun gündeminin peşinden koşması da en büyük kanıtıdır.

Öncelikli olarak gündemi ele alarak topluma diyalog ve karşılıklı anlayış yolları açması gereken yaygın medya “ Aydınlar”ı şimdilerde taraf olmanın ve trübünlere oynamanın rantına ya da rahatlığına kapılmış akıyorlar.

Bütün yük yerel basının omzunda, onda da sondakiler tribünlere oynayarak bir şeyler ummaya başlıyor.

İstisnalar kaideyi bozmuyor.

Yine istisnalar kaideyi bozmuyor sevgili okur, dün olduğu gibi bugün de; dünyayı yönetme iddiasındaki büyük organizasyonlar ne zaman sokağa dökse o zaman sokağa, ne zaman eve dense o zaman eve dönüyoruz. “Her zaman aynı nakarat” deyip gerçeği görmekten, duymaktan kaçınıyoruz! Önemli olan BİZ değiliz biliyorsunuz da üstelik, önemli olan BİZİM BİRBİRİMİZLE KAVGAMIZDAN ONLARIN ELDE EDECEKLERİ! Artık ipleri saklama gereği de duyulmuyor üstelik! Tedirgin ve telaşlılar!

Dünya eskisi gibi kolay sömürülmüyor!

Tedirgin ve telaşlılar!

Evlerindeki hesabın Uzak Doğu’da, Venezuella’da, Güney Amerika’da, Suriye’de, Kuzey Afrika ve Mısır’daki gibi çarşıya uymadıklarını görüyorlar!

Gelin yaygın medya “Aydınlar”ın tribünlere oynamasını daha fazla cesaretlendirmeyelim. Şımartmayalım bizi birbirimize öfkeli ve kindar yapanları!

Birbirimizi daha fazla hırpalamadan, yarın yüze bakacak yüzü daha fazla karartmadan, bu ülkede Cumhuriyete kaybettirmeden, inanana, inanmayana bir farklıdan diğer farklıya kaybettirmeden de sorunlar çözülür!

Ne güçlüden korkun ne güçsüzü kin ve öfkeyle saklayın bağrınızda!

Diyaloğa ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız, cesaretimiz olsun.

Sağlıcakla kalın…

Uğur DEDE.