Pazar, Kasım 13 2016

Trileçe

img1479032923299.jpg

Büyük boy olan baklava tepsisi 2 ölçü olarak hazırlandı. Yuvarlak tepside biraz kalın oluyor. Dikdörtgen veya kare borcamda hazırlayabilirsiniz.

img1479032923299.jpg

img1479032707600.jpg

Tamamini oku

Cuma, Aralık 7 2012

Portakallı İrmikle Revani

DSCI3627.JPG

DSCI3627.JPG

DSCI3614.JPG

Tarifi bu akşam blogda inşallah=))

Tamamini oku

Perşembe, Eylül 27 2012

Konya Usulü Höşmerim

DSCI2060.JPG

DSCI2060.JPG

DSCI2056.JPG

Tüm takipçilerime,arkadaşlarıma canı gönülden merhaba!

23 Eylül Hz. Mevlana'nın doğum günüydü.Bu nasıl bir doğuş ki,batışı yok.8 asırdır gönüllerde,irşadına devam ediyor.İşin sırrı Yaratan'a yar olmak...Konya'yı anıp da Mevlana'dan bahsetmemek olmazdı.

Gelelim lezzet köşemizin enfes tatlısına...

Höşmerim tatlısı yöreden yöreye değişiyor.Konya mutfağını çok sevdiğim için fırsat buldukça yemeklerini deniyorum.Dilerim gidip görmeyi ve yerinde tatmayıda nasip eder Rabbim.Bamya çorbası,etli yemekleri,etli ekmeği ve özellikle su böreği herkes tarafından bilineni.

Ağır bir yemek kültürüne sahip olan Konya'dan hafif bir helva çıkmazdı:) Ben ikinci kaşıkta doydum diyebilirim.Lezzetini anlatacak olursam,asla un helvasıyla kıyaslamayın.Kaymağın ve sütlü yumurtalı sosun verdiği enfes bir helva.Un helvasına benzese bile ağır bir tatlı.

Peki Damak'cım ağır diyorsun da neden tarifi ekledin...? Derseniz ,bilmenizi isterim ki;deneyip beğenmediğim hiç bir tarifi burada paylaşmıyorum.Bir sonraki tarif bu tariften iyi olur ümidiyle,Damaktan Kalbe'yi gözlemeye devam edin=)

Tamamini oku

Çarşamba, Temmuz 11 2012

Baklava ( Kat kat Baklava )

DSCI2945.JPG

DSCI2945.JPG

DSCI2927.JPG

Allah razı olsun annem babam gibi insanlanlardan....

Allah'a şükürler olsun varlıklarından dolayı.Sabretmeyi,şükretmeyi,helal-haram kavramını öğretenlerden...Emeğin,ni'metin hakkını verenlerlerden.Sadece adil olmakla kalmayıp,merhametli adil olanlardan...

Her şey bu kadar basit aslında dedim kendi kendime; dünya tozlanan bir yerdir. Bütün insanlar toz almak için gelirler dünyaya. Kimisi bir ülkenin tozunu alır, kimisi bir sehpanın, kimisi bir ceketin. Ama bazen bir gözün tozunu almak gerekir dünyada, kabul etmek lazım en zoru budur...Çünkü insan anlamak istediğini görür.İmkansızdır bazen,anlatmak istediğini söylemek.

Efendim kat kat bir lezzet,üstelik çokta zahmetli.Tek tek açıldı serildi kurutuldu,tepsiye döşendi taş fırında pişti.Şerbeti ise 1,5 saat kaynadı.Denenmeye değermi ? Sadece sevdikleriniz için,sizi sevenlere kıymet verenlere yapın derim.Emeğin hakkını bilenlere...

Tamamini oku

Pazartesi, Mayıs 21 2012

Gazete Tatlısı

DSCI1993.JPG

DSCI1993.JPG

Mutlu günler!

Burma baklavanın malzeme listesinin aynısı ile hazırlşanmış bir tatlı.Deneme olarak yaptığım için ayrıntılı fotoğraflayamadım.Bir dahaki sefere ayrıntılı alatcağım inşallah.

Malzeme listesine Burdan bakabilirsiniz

Tamamini oku

Malatya Şekerparesi (Badempare)

DSCI1996-001.JPG

DSCI1996-001.JPG

Sevgili Dost, Hayat yolculuğunda ilim, edep ve takva üzre yol almak nasip olsun hepimize...

Sevgili Ayten ablamın hatırlatması sonucunda ekliyorum bu tarifimi.Daha kaç ay daha beklerdi kimbilir:)Allah her kula böyle güzel dostlar nasip etsin.Dost dediğin,kolayca kaybedilir;kolay kolay bulunmaz malesef...Hiçbir zaman,birbirimizi unutmayız inşallah...

Gelelim Şeker parenin tarifine...

Tamamini oku

Cuma, Mayıs 11 2012

Nar Sulu Ayva Tatlısı

DSCI2030.JPG

DSCI2030.JPG

DSCI2036.JPG

Tatlı,herşeyin bize güzel görünen,işin keyifle ilgili kısmı.Mutluluk verdiği ve sevgiyi temsil ettiğide bana göre doğru.Öyle olmasaydı,kimse sevmediği birine tatlım şekerim gibi sözcükler söylemezdi.Konu şekerim olunca sevgili Zeynep aklıma gelir hep=)Benim blogger böcüğüm, tatlı zeynep derim bende ona=)

Nasıl söylesem bilmiyorum ama,bilgisayarımda eklenemeyi bekleyen 50 adet yemek fotoğrafı mevcut.Zaman bulukça ekliyorum.Geç kalmış olsamda arşivde yerini alsın istedim.

Ayva,çok değerli bir meyvedir benim için...İçindeki çekirdeği o kadar çok severimki;biriktirip herhangi bir meyve ile reçel yaparken bile muhakkak kullanırım.İçindeki pektin sayesinde daha az şeker ile daha kıvamlı reçel elde etmiş olurum...Kesinlkle size de tavsiye ederim...

Gelelim lezzet köşemizin taptatlı tarifine;)

Tamamini oku

Salı, Şubat 28 2012

Laz Böreği

DSCI1788-1.JPG

DSCI1788-1.JPG

Ve acılarda geçecek.! ( Diyor; Hilal Kantarcı)

Yaratılmış İnsanoğlundan hiç kimse, hayatında zorluğa, güçlüğü ve sıkıntıya talip olmaz.

Zorluk ve sıkıntı talep edilmemesine karşın, insan olmanın, yaratılmış olmanın bir cilvesidir .

Rabbin vermiş olduğu acı bir meyvedir zorluk. Sonucu tatlı olarak biten, çoğu zaman.

Ve Yaratan, ´ Sabredenler ile birlikte ´ olduğunu söyler Kutsal Kitabımızda. Zorluğa karşı sabırlı olmamızı öğütlerken, bu yolda yalnız olmadığımızı ´kendisiyle birlikte´ olduğumuzu müjdeler adeta. Bu dünyada olmasa bile, Cennette onu bekleyen güzellikleri hatırlatır. Eninde sonunda güzel bir varış yerine bizleri ulaştıracağını bildirir.

İşte bu yüzden, yaradanla birlikte olduğu için incelir sabredenin kalbi. Ahı gökleri inleticek güce ulaşır. Sabrına karşılık Allah yari olmuştur. Yari, yoldaşı Allah olandan daha güzeli var mıdır ?

Ve acılar geçer nihayetinde. Tüm belalar, musibetler geçicidir.

Hiçbir zorluk daimi değildir insanın hayatında. Allah ´Bir zorluk ile birlikte bir kolaylığı da birlikte verdiğini muştular biz insanoğluna. Acılar daha katlanılabilir olsun diye belki de.

İşte bu zorluğun yanında verilmiş bir kolaylıktır ´Alışma Hissi´ biz insanoğlu için.

Hiçbir acı, ilk gün ki gibi taze kalmaz. Herşeye alışır insanoğlu.

Alışmak olmasaydı eğer, her ayrılık, her hasret, her hüzün aynı tazeliğiyle kalsaydı hayatımızda, acılarımız büyüdükçe büyürdü ve yaşam katlanılmaz olurdu bizler için.

Şükür ki, kolay alışıyoruz herşeye..

Sevmeye, sevilmeye kolay alıştığımız gibi, ayrılıklara da kolay alışıyoruz. Birlikte yaşamaya kolay alıştığımız gibi, ayrı yaşamaya da kolay alışıyoruz. En kıymet verdiklerimizin, etrafımızdan yitip gitmesine bile alışabiliyoruz.

Her zorluğa da kolay alışılmıyor elbette. Önce kanıyor yaralarımız, acı veriyor. Sonra kabuk bağlıyor üzeri yaramızın ve sonra ilk gün ki gibi acı vermemeye başlıyor bize. Alışıyoruz nihayetinde.

Hem , Rabbimizin yoldaşlığı yanında, zorluğun da çeşitli hikmetleri vardır hayatımızda, göremediğimiz. Bazı zorluklar güç verir insanoğluna.

Zorluk ile bizi bulan dünyaya geliş süreci, düşe kalka yürümeye başlayışımız hep ardındaki kolaylıkları öğrenmemiz içindir. Bebek bilmez bunu, ancak anne bilir çocuğunun yürüyeceğini sonunda. İşte bu yüzden müsade eder çocuğunun ´taytay ´ durduğunda düşmesine.

Nasıl bebek bilmiyor ise bu düşüp kalkmasının sonunda, kendini yürüyebilmenin beklediğini, bizler de bilemiyoruz zorluğun sonunda bizi bekleyen güzellikleri.

Düşmeden yürümek öğrenilmez ! Kötü gün görmeden, iyi günün kıymeti anlaşılmaz.

Bazen Yusuf olup kuyuya düşmek gerekir, bir kervancıbaşının seni bulabilmesi için.

Ve Mısır´a Sultan olmak için, bazen hapislerde yatmak gerekir.

Rabbin affını kazanmak için bir balığın karnında sabahlamak gerekir bazen..

Bazen yetim olmak, öksüz olmak gerekir.´ Seni yetim bulup da barındırmadı mı ´ sözünün muhatabı olmak için.

Zorluk olmadıkça güç harcamaz insanoğlu. Her doğum mutlaka sancıyla gelir. Her ayrılık, bir kavuşma hissinin hazzı içindir.

Bir yap-bozun parçası gibidir zorluklar . O parçayı yerine koymadan, oluşan bütünü göremezsiniz. O parça yerine oturmadan eksiksinizdir.

Önemli olan, yap-boza, yani hayatınıza tümüyle bakıp, içerisindekilerin bir bütünü oluşturmak için olmazsa olmaz olduğunu görebilmenizdir.

Her gecenin bir sabahı vardır,

Karanlığa küsmeyip, sabırla sabahı bekleyenlere selam olsun.. !

Yazan:Hilal Kantarcı

Sevgili Hilal Kantarcı'nın yazılarında hep kendimden bir parça buluşum beni hem hüzünlendirir hem de çok mutlu eder...Bu böreğimi kendisine ithaf ediyorum=))

Haftasonu gelen kızkardeşim için pişirdim aradaki mesafelere ve hasrete yakışır diyede sevgili Hilal'in yazısıyla yayımlamak istedeim bu tarifimi...

Börek için bir iki kelam edeyim kolaylık olsun deneyip pişirmek isteyen dostlara.Yufkasını tek tek açamam ben diyenler için 15 beze alt-15 beze üst olmak şartıyla aynı hamuru 30 bezeye bölü,önce tabak kadar açıp arasına bol nişasta serpip merdane ile 2 adet yufka açarakta yapabilirsiniz.üzerine tereyağ sürmek yerine ara katlarına döktüğünüz yağ miktarını üzerine dökeceksiniz.Muhallebi miktarında hiç bir değişiklik yapmadan hemde=)

Bu ölçü büyük bir tepsi yakşaşık 70 cm lik. 35 cm lik tepsilerle bu ölçüden 2 tepsi tatlı yapabilirsiniz.

En kalbi muhabbetlerimle,yarının tarifi bugünkinden daha güzel olsun inşallah!

Tamamini oku

Salı, Ocak 10 2012

Dilber Dudağı

DSCI3202.JPG

DSCI3202.JPG

Bardak ve çay fincanı ölçüsü yaklaşık 200 ml.45 adet küçük beze elde edeceksiniz.Bezelerin büyüklüğü ceviz kadar olmalı.Bu ölçüler bir dikdörtgen tatlı tepsisi için.

Tamamini oku

Cuma, Eylül 2 2011

Burma Tatlısı

DSCI2724.JPG

DSCI2724.JPG

En güzel,en tatlı bölümden merhaba...

.......Ve itiraf ediyorum ; tatlı yapmak benim için sevinçli bir durum.Keyif aldığım şeylerin arasında hemde...Bana bu kadar kolay gelmesi sevdiğimden değil,aynı zamanda kolayda.Ama her güzel şey gibi sabır gerektiriyor çünkü,zamanınızı hayli alacak bir tatlı.İşin başına vardığınızda zaman nasıl geçiyor anlamayacaksınız.Tepsiye döşenen baklavadan daha eğlenceli.Fakat şu çıplak bir gerçek ki ; bu tatlıyı yaparken çocuklar kadar şen olabilirisiniz

DSCI2718.JPG

Eğer bir tek ben böyle çocuksu sevinçle sıkılmadan yapıyorsam azıcık birşey delimiyim acaba?Eğer öyleyse biri beni durdursun =))pattadanak bayılabilirim=))

DSCI2725.JPG

Taş fırında pişirmenin güzelliğide bir başka,sırf bu fırından dolayı kendimi şanslı adledebilirim.Heleki fırının içine atınca dışarı taşan missss gibi kokuyu solumakta enfes birşey..

DSCI2727.JPG

DSCI2784.JPG

Son birşey...! Eylü'de doğmuş biriyim,her ne kadar hüznü tanımlasada bu ay,ben çok seviyorum kendisini...

Eylül, içime dokundu yine! Dokundu geçti bile!

Yapraklar sararsın diye eser eylül rüzgârı, sararsın solsun dökülsün de yerle bir olsun diye...

Taze baharlardan başka, hazan da yüreklere konsun diye...

Toprağa yakın olmadan toprak gibi olamaz varlık; sararıp solmadan, yeşermek nedir, bilemez!

Heva ve heves ile havada uçuştukça ayakları yere sağlam basamaz.

Eylülü yaşamalı ki hazan sarısından yeşile dönmek nasıl olur; görmeli.

Tamamini oku

- sayfa 1 of 2